PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Alacakaranlıkta....


MARİmar
26-10-10, 18:11
[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]

Yine ikimiz, koyuyoruz ellerimizi ateşe,

sen nice zamandır yıllanmış gecenin şarabı aşkına,

ben ise sabahın hiç sıkılmamış pınarı uğruna.

Körük, güvendiğimiz ustasını beklemekte.

[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]


Keder yaydığında sıcaklığını, geliyor cam ustası.

Gidişi ortalık ışımadan, gelişi çağırmadın sen, hem de

yaşlı, aklaşmış kaşlarımızın alacakaranlığı kadar.

[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]

Yine kurşun dökmekte göz yaşlarının kazanında,

sana bir kadeh için - kutlamaktır önemli olan yitirilmişi-

bana da isli cam kırıklarım için - ateşe saçılmakta.

Ve sana kadeh kaldırıyorum, gölgeleri çınlatarak.


[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]


Anlaşılır şimdi kimin çekindiği,

ve kimin sözünü unuttuğu. Sense

ne bilirsin, ne de istersin tanımayı,

kenardan içersin, serindir diye

ve ayık kalırsın, tıpkı eskisi gibi,

üstelik belli ki, kaşların hala çıkmakta!

[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]

Bana gelince, bilincindeyim yaşadığım

aşk ânının, cam kırıklarım saçılıp ateşe,

yine o eski kurşuna dönüşürken. Duran

[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]

benim merminin ardında, hayal gibi,

yalnızca tek gözü açık, hedefinden emin,

ve sıkıyorum onu, sabahın ortasına.



[Linkleri Sadece Kayitli Uyelerimiz Gorebilir.]